Shakespeare Coffee & Bistro; Antalya, Alanya, Bursa, Kayseri ve İstanbul’daki 10 ayrı noktada hizmet veren, yerel lezzetler ve dünya mutfaklarından oluşan ve sürekli yenilenen menüsünü sunmaya 2001’den beri devam eden bir restoran. Shakepeare Coffee & Bistro’nun ortaklarından Zeki Özen’e Türkiye’de bistro olmayı ve gastronomi sektöründeki gelişmeleri sorduk.

Serüveni 2001 yılında Antalya’da başlayan Shakespeare Coffee & Bistro, bugün 10 farklı noktayla misafirlerini ağırlıyor. Mekanın ortaklarından Zeki Özen ve Barış Yaşa, 1999 yılında benzer bir konsepti İngiltere’de görüyor ve bunu Türkiye’ye taşımak istiyorlar. Önce AVM içinde mağazacılık ile yola koyulan Shakespeare daha sonra cadde şubeleri de açıyor. Özen, Shakespeare’in hikayesini şöyle açıklıyor; “Türkiye’de günün her saatinde insanların keyif alarak zaman geçirebileceği bir mekan yaratma arzusuyla yola çıktık. Bunun için önce ‘bistro nedir’i tanımlamamız gerekti. O tarihlerde AVM çok yeniydi ve Antalya’da bir ilkti. Biz de böyle bir girişimde bulunmak istedik. 89 metrekare bir yerde ilk dükkânımızı açtık. 89 metrekarede yaklaşık ayda 15 bin kişi ağırlıyorduk. Menümüz İtalyan ağırlıklıydı ve bugün hala aynı aşçılarla çalışıyoruz.”

İlk açtığı dükkânla birlikte yoğun ilgi gören Shakespeare, tüketici tarafından kısa sürede kabul görmüş. Ardından ise 2. şubesi Antalya Deepo AVM’de hayata geçirilmiş. Sonra Eskişehir, Bursa, İstanbul’da da mağazalar açılıyor. Shakespeare’in yanı sıra tavuk konseptine sahip olan Wing Stop ve AVM içinde hızlı servisi ile dikkat çeken Pizza Stop ile sektöre yeni mekanlar kazandıran ortaklar, tüm markalarını aynı şemsiye altında toplayan Globe Restaurants’ı oluşturuyor. Globe ismi ise Londra’daki ünlü Shakespeare tiyatrosu olan Globe’dan geliyor. Devam eden süreçte Pikan Bakery & Coffee konseptiyle, ekşi mayalı ekmekler yapan artizan ve butik bir alan oluşturan şirket, önümüzdeki dönem için ise ilk hedeflerini İstanbul’da büyümek olarak açıklıyor. Pikan Bakery & Coffee’de; fırından yeni çıkmış ekşi mayalı ekmekler, dünya patisserie’sinden örnekler, pastalar ve güzel kahveler servis ediliyor.

“Restoran sektöründe sürdürülebilirlik çok önemli”

Gastronomi ve restoran sektörüne yönelik izlenimlerini aktaran Özen; “Biz ilk dükkanımızdan itibaren, sürdürülebilirliğin çok önemli olduğunu düşündük. Restoran sektöründe bunu sağlamak için insanları damak tadından yakalamanız gerekiyor. Dolayısıyla yaptığınız yemeği gerçekten iyi yapmanız lazım” diyor. Bistro konseptiyle günün her saati misafirlerini ağırlayabilecek olan Shakespeare, daima taze ve kaliteli malzemelerle hem dünyadan hem de Türkiye’den tatları konuklarıyla paylaşıyor.

“Şubeleşme ciddi bir yapılanma gerektiriyor”

Açmış oldukları restoran ve kafelerde en önem verdikleri konunun “mutfak” olduğunu belirten Özen, “Mutfak en önem verdiğimiz konulardan biri. Çünkü şubeleştiyseniz, standartlarda sorun yaşamaya başlıyorsunuz. Şubeleşme ciddi bir yapılanma gerektiriyor. Bunun içinde 250-300 kişilik personelimizin önemli bir kısmı yönetici pozisyonunda. Korhan Büyüksuda mutfaklar koordinatörümüz. Bir de operasyon koordinatörümüz var. Bununla birlikte diğer şubelerimizi devamlı geziyoruz. İşleyişleri kontrol ediyoruz. Denetim ve eğitim çok önemli” açıklamasını yapıyor.

“Yaptığımız işte en iyisi olmayı hedefliyoruz”

Globalleşmenin ve teknolojinin ilerlemesinin yerel tatların kaybolmasına sebep olduğunu vurgulayan Özen, yerel tatları sektörel anlamda korumanın önemini hatırlatıyor. Kendi vizyonlarını, yaptıkları işte en iyi olmak olarak ifade eden Özen, “Biz 15 yıldır bu sektörde önemli bir sürdürülebilirliği sağladık. Kendimize ait kulvarlarda en iyisi olmayı hedefliyoruz. Bundan sonra da İstanbul’da iyi konumlarda yer almak için araştırmalarımızı devam ettiriyoruz” diyerek sözlerini sonlandırıyor.

FOOD in LIFE haberi